Çocuklarla Birlikte Büyüyen Kalp Kapağı
Türkiye’nin ilk ve tek, haftalık sağlık bülteni “Pazartesiye Giriş” 131. sayısı ile sizlerle.
Herkese kocaman merhaba!
Bu hafta sağlık gündemi tek bir çizgide ilerlemedi. Bir yanda Kahramanmaraş’taki okul saldırısının ardından bakanların hastane ziyareti vardı; diğer yanda özel sağlık sektörünün nereye gittiğini sorgulatan yazılar, Meclis’e taşınan yeni teklifler ve araştırma dünyasından dikkat çekici gelişmeler öne çıktı. Yapay zekâ yine sahnedeydi; ama bu kez hem umut veren hem de frene basılması gerektiğini hatırlatan haberlerle.
Haftanın 60 Saniyesi
Kahramanmaraş’taki saldırıda yaralanan öğrenciler hastanede ziyaret edildi
Cumhurbaşkanlığı atamaları Resmî Gazete’de yayımlandı
2026-DUS ve STS Diş Hekimliği sınav giriş belgeleri erişime açıldı
Sosyal medya tartışmasında tazminat kararı kaldırıldı, ifade özgürlüğü vurgulandı
Özel sağlık sektöründe “karar zamanı” tartışması gündeme geldi
Özel sektör hekimlerine yeşil pasaport teklifi Meclis’e sunuldu
Türk akademisyenlerden ameliyat riskini azaltmayı hedefleyen “akıllı şırınga” geliştirildi
Günde 2-3 fincan kahve tüketimi ile ruhsal bozukluk riski arasında ilişki bulundu
OpenAI, yaşam bilimleri için GPT-Rosalind modelini tanıttı
Novo Nordisk, ilaç araştırmalarını hızlandırmak için OpenAI ile iş birliği yaptı
Yapay zekâ, ilk hasta tanısında vakaların büyük kısmında yetersiz kaldı
Çocuklarla birlikte büyüyebilen kalp kapağı çalışması umut verdi
Yeni pankreas kanseri ilacı, bir yıllık sağ kalımı iki katına çıkardı
Beyinde kendiliğinden işlevsel hale gelen yumuşak elektrotlar geliştirildi
Türkiye Sağlık Gündemi
Kahramanmaraş’taki saldırıda yaralanan öğrenciler hastanede ziyaret edildi
Sağlık Bakanlığı’nın Instagram paylaşımında da yer verilen ziyaret, Anadolu Ajansı’nın haberine göre Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleşti.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ayser Çalık Ortaokulu’ndaki saldırıda yaralanan öğrencileri ziyaret ederek sağlık durumlarına ilişkin bilgi aldı.
Cumhurbaşkanlığı atamaları Resmî Gazete’de yayımlandı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü Yasin Akar görevden alındı; yerine Taha Kürşad Sezen atandı.
Dışişleri Bakanlığı Personel Genel Müdür Yardımcılığına Rıfkı Olgun Yücekök, Göç Politikaları Genel Müdür Yardımcılığına Mert Doğan atandı.
AFAD Başkan Yardımcılığına Cengiz Gevrek, Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğüne Mehmet Ali Öncü, Rehberlik ve Denetim Başkanlığına Bayram İzzet Taşçı getirildi.
2026-DUS ve STS Diş Hekimliği sınav giriş belgeleri açıldı
ÖSYM ana sayfasında 16 Nisan 2026 tarihinde, 2026-DUS 1. Dönem ile 2026-STS Diş Hekimliği 1. Dönem sınav giriş belgelerinin erişime açıldığı duyuruldu. Aynı sayfada her iki sınavın da 26 Nisan 2026 tarihinde yapılacağı bilgisi yer alıyor. AİS ekranında da STS Diş Hekimliği için sınava giriş belgesi dökümünün 16 Nisan’da açıldığı görülüyor. (ÖSYM)
Bu haber diş hekimliği camiası için küçük gibi görünen ama çok somut bir eşik. Çünkü sınav takvimi bu noktadan sonra artık yalnızca hazırlık değil; yer, ulaşım, belge kontrolü ve son düzlüğün psikolojisi anlamına geliyor.
Hukuk, Politika ve Özel Sağlık
Sosyal medya tartışmasında tazminat kararı kaldırıldı: Mahkemeden ifade özgürlüğü vurgusu
Sağlık Aktüel’in aktardığı karara göre, COVID-19 aşılarıyla ilgili bir sosyal medya tartışması nedeniyle açılan 20 bin liralık manevi tazminat davasında üst mahkeme ilk derece kararını kaldırdı.
Haberde, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Alper Şener’in bir meslektaşının aşı paylaşımına verdiği sert yanıt nedeniyle mahkûm edildiği, ancak istinaf incelemesinde bunun “ağır eleştiri” kapsamında değerlendirilerek ifade özgürlüğü sınırları içinde kabul edildiği belirtiliyor.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, tartışmanın bilimsel içerikli bir konuda ve hekimler arasında geçtiğine dikkat çekti.
Özel sağlık sektöründe karar zamanı mı?
Dr. Feza Şen’in bir haber sitesinde yayımlanan yazısı, özel sağlık sektörünün sadece bugünkü ekonomik sıkışmasını değil, yapısal bir yol ayrımını tartışıyor.
Yazıda, Sağlıkta Dönüşüm Programı ile büyüyen özel hastane ve sağlık sunucusu sayısının artık gerileme eğilimine girdiği; buna karşılık sistemde özel hastane ve tıp merkezlerinde çalışan hekim sayısının yaklaşık yüzde 70’i kadar muayenehane bulunduğu belirtiliyor. Ayrıca artan yaşlı nüfus ve kronik hastalık yükünün, regülasyon ve bütçe baskılarını artırdığı vurgulanıyor.
Yazının en dikkat çekici yönü, özel sağlık sektörünün hem kamu sağlık bütçesini hem de özel sağlık sigortası sistemini fiilen sübvanse ettiği iddiası. Yazar; reel olmayan SUT fiyatlarını, global bütçe baskısını ve sigorta kârlılığını aynı denklemde okuyor.
Özel sağlık sektörü artık yalnızca büyüme değil, hangi modelle ayakta kalacağını konuşuyor. Bu nedenle yazı, haftanın en sert sektör içi yüzleşmelerinden biri olarak okunabilir.
Özel sektör hekimlerine yeşil pasaport teklifi
En az 15 yıl özel sağlık kuruluşlarında görev yapan hekim ve diş hekimlerine yeşil pasaport verilmesini öngören kanun teklifi Meclis’e sunuldu.
Haberde, mevcut sistemde yeşil pasaportun belirli kamu görevlileri, eski milletvekilleri, bazı belediye başkanları, ihracat kriterini karşılayan iş insanları ve kıdem şartını sağlayan avukatlar gibi gruplara verildiği; teklif kabul edilirse özel sektörde çalışan hekim ve diş hekimlerinin de kapsama gireceği belirtiliyor.
Teklif yasalaşır mı, şimdiden kesin konuşmak zor. Ama teklifin kendisi bile önemli; çünkü sağlık alanında özel sektör hekimlerinin mesleki statüsü, kamuyla eşitlenmeyen haklar ve uluslararası hareketlilik başlıkları yeniden tartışmaya açılmış oldu.
Araştırma ve Teknoloji
Türk profesörlerden “akıllı şırınga”
Yıldız Teknik Üniversitesi, Mekatronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Cüneyt Yılmaz ile Prof. Dr. Vasfi Emre Ömürlü tarafından geliştirilen “akıllı şırınga”, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından faydalı model olarak tescillendi.
Sistem; basınç sensörü ve kamera desteği ile özellikle hassas cerrahi işlemlerde daha kontrollü ve güvenli müdahale amaçlıyor.
Şırınganın hedefi, ameliyat sırasında iğnenin nereye ve ne kadar baskıyla gittiğini daha iyi izlemek. Yani cerrahın “elden hissettiği” bazı riskli anları teknolojiyle daha görünür hale getirmek. Eğer pratikte beklenen sonucu verirse, bu tür cihazlar özellikle ince dokuya yapılan girişimlerde hata payını azaltabilir.
Araştırma: Günde 2-3 fincan kahve ruhsal bozukluk riskini azaltıyor
Journal of Affective Disorders’ta yayımlanan çalışmada, UK Biobank’teki 460 bini aşkın 40-69 yaş arası katılımcının verileri incelendi. Araştırma, günde iki ila üç fincan kahve tüketiminin ruh sağlığı bozuklukları açısından daha düşük riskle ilişkili olduğunu; buna karşılık günde beş fincan ve üzeri tüketimin risk artışıyla bağlantılı bulunduğunu gösterdi. Çalışmada ilişkinin özellikle erkeklerde daha güçlü olduğu da belirtildi.
OpenAI, yaşam bilimleri için GPT-Rosalind modelini tanıttı
OpenAI’nin biyoloji, ilaç keşfi ve translasyonel tıp alanlarındaki araştırmaları desteklemek için GPT-Rosalind adlı yeni modeli tanıttığını yazdı. OpenAI’nin kendi duyurusunda modelin, yaşam bilimleri araştırmalarını hızlandırmak üzere geliştirildiği ve Amgen, Novo Nordisk, Thermo Fisher Scientific, Moderna, Oracle Health and Life Sciences gibi kurumlarla iş akışlarında kullanılmaya başlandığı belirtiliyor.
Novo Nordisk, ilaç araştırmalarını hızlandırmak için OpenAI ile iş birliği yaptı
Danimarkalı ilaç şirketi Novo Nordisk, ilaç geliştirme süreçlerinin tamamında yapay zekâdan yararlanmak için OpenAI ile iş birliğine gittiğini açıkladı. Haberde, bu ortaklığın yeni tedavi seçeneklerini hastalara daha hızlı ulaştırma hedefi taşıdığı vurgulanıyor.
Bir önceki haberimizde yer verdiğimiz gibi OpenAI’nin 16 Nisan tarihli resmî duyurusunda da GPT-Rosalind ekosisteminde birlikte çalışılan kuruluşlar arasında Novo Nordisk açıkça sayılıyor.
Yapay zekâ artık sadece hasta hizmetlerinde ya da içerik üretiminde konuşulmuyor; doğrudan ilaç keşfi, biyolojik yorumlama ve araştırma iş akışlarının parçası haline geliyor. Burada asıl rekabet, “kim daha çok veri topladı?” değil; “kim bu veriyi daha hızlı ve güvenli şekilde aday moleküle, hipoteze ve deneye dönüştürebiliyor?” sorusunda düğümleniyor.
Araştırma: Yapay zekâ ilk hasta tanısında vakaların yüzde 80’inden fazlasında başarısız oldu
Bu hafta yapay zekâ cephesinden gelen ikinci büyük haber ise daha temkinli okunmalı. Euronews’un aktardığı ve JAMA Network Open’da yayımlanan araştırmaya göre, Mass General Brigham araştırmacıları büyük dil modellerinin açık uçlu klinik başlangıç aşamasında uygun ayırıcı tanı üretmede vakaların yüzde 80’inden fazlasında başarısız olduğunu buldu. Modeller, tüm klinik bilgiler verildiğinde kesin tanıda daha iyi performans gösterse de, gerçek hayattaki ilk değerlendirme anında yeterli muhakemeyi sergileyemedi.
Bu bulgu çok önemli; çünkü yapay zekâ araçları vitrin sunumlarında etkileyici görünse de, kliniğin ilk dakikaları eksik bilgiyle düşünme becerisi gerektiriyor. Araştırmanın verdiği mesaj net: AI, hekimi destekleyebilir; ama henüz hekim yerine “ön safa” bırakılacak noktada değil.
Çocuklarla birlikte büyüyebilen kalp kapağı üzerinde umut verici çalışma
Harvard Magazine’in Mayıs-Haziran 2026 araştırma derlemesinde öne çıkan başlıklardan biri, çocuk büyüdükçe kendi kendine genişleyebilen kalp kapağı prototipi oldu.
Haberde, hayvan deneylerinde bu kapağın ilk aşamada iyi çalıştığı ve birkaç hafta içinde yaklaşık 8-9 milimetreden 13 milimetreye kadar genişleyebildiği, böylece çocuklarda tekrar tekrar açık kalp ameliyatı ihtiyacını azaltma potansiyeli taşıdığı belirtiliyor. ♥️
Northwestern’den pankreas kanserinde umut veren ilaç sonucu
Northwestern Medicine öncülüğündeki randomize faz 2 çalışmada, deneysel ilaç elraglusib standart kemoterapiyle birlikte verildiğinde pankreas kanseri hastalarında umut verici sonuçlar verdi. Northwestern’in haberine göre, bu kombinasyonu alan hastalar bir yıl sonunda hayatta kalma açısından yalnız kemoterapi alanlara göre iki kat avantaj gösterdi; ayrıca ölüm riski yüzde 38 azaldı. Çalışma Nature Medicine’da yayımlandı.
Çalışmaya Kuzey Amerika ve Avrupa’da altı ülkedeki 60 merkezden 233 metastatik pankreas kanseri hastası dahil edildi. Elraglusib alan grupta medyan yaşam süresi 10,1 ay, yalnız kemoterapi alan grupta ise 7,2 ay oldu. Bir yıl sonunda sağ kalım oranı da yüzde 44’e karşı 22 olarak bildirildi. Pankreas kanseri gibi tedavisi zor bir alanda, birkaç aylık fark bile klinik açıdan ciddi anlam taşıyor.
Beyinde kendiliğinden işlevsel hale gelen yumuşak elektrotlar
M. Serdar Kuzuloğlu’nun bülteninde yer verdiği dikkat çekici araştırma notuna göre, Purdue Üniversitesi’nden bir ekip, vücuda enjekte edildiğinde kandaki hemoglobin yardımıyla birleşerek beyinde işlevsel hale gelebilen yumuşak elektrotlar geliştirdi. Bu ağın, beyin aktivitelerini uzaktan ve kablosuz şekilde kontrol etmeyi mümkün kılabileceği; epilepsi, Parkinson ve felç gibi alanlarda kullanılmasının hedeflendiği aktarılıyor.
Bu henüz günlük pratiğe girmiş bir teknoloji değil. Ama sağlık teknolojisinin yönünü göstermesi bakımından çarpıcı: daha az invaziv, daha uyumlu ve vücut içinde “kurulan” biyomedikal sistemler dönemi kapıda olabilir.
Sağlıcakla kalın.









